![]()
![]()
Kıbrıs'a gidişimiz hepimize süpriz oldu aslında...2006 yaz dönemi sınavlarının ve de ödev teslimlerinin son günü..Hepimiz bitiğiz..Sinirler gergin SPSS ödevi macerası tamamlanmış ama ne tamamlanma...!! Sıra sonuçları beklemede acaba geçtikmi kaldıkmı ,sıkıştırılmış 2.sınıfı atlattık mı?
Biz bu duygular içindeyken Mehmet Emin Hocamız'ın kapısında o müthiş yazı asılı..Okur okumaz başımızda
lambalar yandı...
Gitsek ne güzel olurdu.Cebimizden para çıkmadan Türkiye dışına çıkcaktık,Kıbrıs'ı görecektik ,uçağa binecektik orda bir ay kalacaktık ve mesleğimiz adına bişeyler yapcaktık..Süperdi..
Hemen adımızı yazdırdık.Gerçi 3 saat hocamızı bekledik yani bu işe emekte vermiş oluyoruz bence..şahsen Elif'le bekledik
Neyse biz evlerimize döndük ama hala inanmıyoruz..Hocamızdan mail gelenedekte inanamadık. Ama gerçekmiş..İşte gidip geldikte üzerine blog bile hazırlıyorum...
Gidişimizin sebebi ise Yakındoğu Üniversitesi Kütüphanesi kitaplarını katologlayarak okuyucu erişimini sağlamak oldu
Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Gezdiğimiz yerler okadar çok ki hangisini anlatayım..
Ama hayatımda gitmediğim cami kadar kiliseye gitmişimdir Kıbrıs'da..Gazimagusa,Girne, Lefkoşa,Güzelyurt...Gece çalıştığımız vardiyalarda boş olan gündüzlerimiz Yakındoğu Üniversitesi Kütüphanesi tarafından hazırlanan program sayesinde etkin bi şekilde dolduruluyordu ve kapımızın önünden hizmet veren servisimiz ve rum aksağanlı şoförümüz olan Galip Amcamızla Kıbrıs kazan biz kepçe saat 9'dan 15'e kadar ya kültürel olarak gezdiriliyorduk yada denize götürülüyorduk...Ama en çok beni etkileyen yakın geçmişimizde gerçekleşen Kıbrıs Harekatı'ndan arta kalanlar oldu...Şehitlikler,anıtlar,Maraş bölgesinde füze girmiş binalar,Kıbrıs harekatının başladığı nokta...1 ay boyunca, arkadaşlarımda sanıyorum öyledir milli duygularımız kabarıp,gözlerimiz ağlamaklı dolaştık..
Çok şey öğrendik hemde tanıklarıyla görerek,dinleyerek..Mesela Cengiz Topel kimdir desem ne dersiniz?
Bende ne yazık ki sizdende çok daha erken bir vakitte öğrenmedim..
Güzelyurt mevkinde deniz kenarında onun için bir anıt yapılmış.Teyyaresinin kırık kanadı bi köşede... Küçüklük ve işgence dolu fotoğrafları bir köşede..Cengiz Topel Şehit Hava Pilotu..Rumların inasanlık dışı zulümlerine direnmek için savaşan bir Türk Askeri..Uçağı ateşlerle düşürlüyor ama Cengiz Topel paraşüdüyle sağsalim savaş alanın ortasına düşüyor..Galip Amca'nın anlatığına göre Rumlar Türkçe 'biz Türküz bize gel' diyor Türkler 'onlar yalan söylüyor biz Türküz bize gel 'diye bağrıyor. Türklere deil Rumlara inanan Cengiz Topel'in sonu işkencelerle ölüm olmaktan öteye gidemiyor..
Ayrıca Gazimagusa yolu üzerinde gittiğimiz bir şehitlik bizi çok etkiledi.. Kadınlar ve 10 yaşının altındaki çocuklardan oluşan 85 kişinin -mekanları cennet olsun -yattığı şehitlik ve bize o şehitlik hakında bilgi veren acılı bir eş ve baba olan, orda tanıştıgımız şehit babası şehit kocası..
Anlatıkları bizi etkilemeyiple kalmadı adeta vurdu.Göz yaşları içinde kalarak anlattı;göz yaşları içinde kalarak dinledik..4 çocuğunu ve eşini Rum zulmunden kurtaramayan ve bu acıyla yeri yurdu o şehitlik olmuş,hala nasıl bu kadar güçlü olduğun aklımın ermediği kişi..
Ve biz bu kişiyle tanışıp herşeyi birinci ağızdan dinleme şansını yakaladık..
Rumlarda esir kalmış ve bunun izlerini vücudunda hala taşıyor. Bize ellerini uzattığında hiçbirimiz bir şey diyemedi.İşkenceden kemikleri yamulmuştu...O esirgen ve tüm köyün erkleri esirken tüm köyde kalanlar gibi onunda karısı çocukları vurulmuş üst üst gömülmüş..Toplam 85 kişi üst üste bir çukurda...
Köye döndüklerinde bulamayınca ailerini köyün yakınlarında o insanlık dışı manzarayla karşılaşmışlar..85 kişi bir çukurda ve canları bedenlerinden çıkmış..En üste ise eşi ve 1 yaşında çocuğu eşine sarılmış şekilde ve üzerinde 40 kurşunla..1 yaşında bebek ve 40 kurşun..Arkadaşlar belki aynı düşünmüyorsunuz ama Türk'ün Türk'den başka dostu gerçekten yok..NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE diyorum en son..heyt be..
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Adı gibi büyükmüş dimi;)

Başka bi açıdan yine Büyük Kütüphane

Çalıların arasından görünüş:)

Mimarisi farklı vede hoş bi Kütüphane:)


Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Çalıştığımız Kütüphane Yakındoğu Üniversitesi Kampüsü ,Lefkoşa'da bulunuyordu.Kütüphane kampüsün ortasında bulunuyordu. Sağlık merkezi ve yemekhaneye çok yakındı.Gösterişli bir mimarisi olan kütüphane gösterişli olduğu kadarda çok lükstü.Yerler halıfleks ve teknik açıdan donanımlıydı.Hatta kütüphanenin bahçesinde internetten 24 saat online olan bi kamera vardı yani bu kamera sayesinde ünlüde olmuş olabiliriz şuan
Kampüse ulaşım çok zor ama..Lefkoşa'ya ücretsiz otobüsler var ama belirli saatlerde hareket ediyor.Gündüz vardiyası olduğunda akşamları bikaç kez indik.Kıbrıs'ta arabası olmayan kişilerki galiba bunlar sadece öğrenciler ulaşım için iki seçenekleri var : ticari taksiler yada saatli vede yetersiz otobüsler.Ama ticari taksilerde öğrenci bütçesine uygun değil.Taksilerin ise markası mercedes..Aslında bir eve birden fazla taksi düşen bir ülke için bu durum şaşırtıcı değil...
Kütüphane bahçesinde de renkli sahnelere tanık olduk.Değişik Kıbrıs kanalları kütüphane bahçesinde şarkılı türkülü program yapıyorlardı .Yani çevre düzenlemesi okadar güzeldi ki bahçe açık hava stüdyosu halini alıyordu.Palmiyeler,çimler..
Kısaca kütüphane çok güzel..
'Büyük Kütüphane 'Yakındoğu Üniversitesi öğrencileri için bu dönem hizmete girdi ve bir bby öğrencisi olarak onlara kütüphnanleri açısından şanslı olduklarını söylemek isterim.Güle güle kullanıp bilgilensinler
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
-Ekrem beyyyyyyyyyyy classification açık deil?Size bir numara versem konuyu verirsin deilllllll?:)
Günde 5 kez falan bu cümlenin tıbkısıyla kulaklarımız şenlendi ayol
Teşekkür ederiz bu cümleyi kuranlara ve cevaplayanlara..
Ama ne hacet yorulmaya açıktır zaten o anda..
Sorma sorma açık o orda yada den den de bişey de ama ne olur bu cümleyi kurma..
Günde 5 kezden ayda 150 kez HAYIRRRRRRRRRRR(!)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Kıbrıs çok güzel bir ülke özellikle de Girne çok güzel..Ben Sinopluyum ve Girne'yi Sinopa çok benzettim tabi 1 aylık ev özlemide var içimde o psikolojidende kaynaklanabilir..
Ama bir yozlaşma gördüm Kıbrıs'da ben
Üniversitede bilgilendirme levhaları ingilizce..Hem üniversite içindeki binalarda hem kampüs içinde hemde şehir içinde bilgilendirmelerin yanlarında Türkçeleri yazmıyordu.Kampüsteki gezilerimiz esnasında bunun nedenini sorduğumuzda cevap burası uluslar arası bir üniversite cevabı oldu..Ama ingilizce bilgilendirmelerin yanına türkçelerini yazmak sanıyorum bu imajı zedelemez yada bu gerçeği yadsımaz..
Ayrıca trafiğin soldan akması,prizlerin ingiliz girişli olması Kıbrıs Türk tarafında yaşayan yabancılar beni 100 yıl ilerisini düşünmeme sevketti ve ben bu durumdan karamsar çıktım.. Umarım aklıma gelenler başımıza gelmez.. Ordaki tarihi buram buram koklayan bir insan olarak bunu inanın çok istiyorum.
Bişeyler kolay kazanılmıyor ve kolay kurulmuyor..Benliğimize sahip çıkmalıyız ki benliğimiz denilen bir kavram olsun..!!!!dimi:)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
İşteee Mehmet Emin Hocamız...Onu bu program sayesinde tanıma fırsatı bulabildik.Ve kendisini hepimiz çok sevdik ve bize bu fırsatı sunduğu içinde ona çok buradanda teşekür ederiz...
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Misafir olarak gittiğimiz Yakındoğu Üniversitesi'nin dört kişilik odalarında kaldık...Hava atmak gibi olmasın size
Odamızda 37 Ekran televizyonumuz vardı..İnamıyacaksınız ama buzdolabımız bile vardı..Tamam belki klima yoktu kapıları açıp ceyran yaptırarak uyuyorduk ama tüm kapılar açık samimi bi ortamda uyuyordukVe bizim oda tam favori bir yere bakıyordu..Tüm gençler özelliklede yaz okulunun açılmasıyla çekirdek,sohbet sezonun tam olarak açıldığıı o cancanlı dönemdi:)Ama biz 24 de çıktığımız vardiyalardan bitah şekilde dönünce Yakındoğu sosyal hayatından geri
kalıyorduk geri kalmakla beraber onlarda mudahale ediyorduk misafiriz demeyip...
Yorgun bedenimiz sosyal hayatı kaldıramamaştıCamdan kafamızı sarkıtıp onları uyamadığımız için uyarıyorduk..Hatta bi gün Elif arkadaşım-kendisine çok saygılıyımdır
- odalarda bulunan telefonla-Bu arada odada telefonda var görüyosunuz
-kapıdaki güvenliği arıyıp camımızın önündeki gürültüden bahsedip 'çalıştık uyumamız gerekiyor uyamıyoruz 'dedi.Amaaa..uyarısının sokaktaki gençlere güvenlik görevlileri tarafından aksettirmesini sizinle şöle paylaşıyım' Hacettepeliler gürültünüzden ders çalışamıyormuş' ve açık camdan biz naklen duyduk... NE DERSİ.. NE DERSİ!!
HAYIRRR! millet aşağıda müzikler,çekirdekler hoş sohbetler şuh kahkalar temmuzun ortası ve DERS
HAYIRR!!İmaja bakın
Orda arkadaş olduğumuz hatta numaraların alınıp verildiği güvenlik görevlileri ablalar ki çocukları Ankara okumak için gelirse bir gün yardım sözümüz var bize herşeyi anlatı bizi sevmemişler yurta ki kızlar
Dedikoduda vardı yani
Şahsen temmuz oratsında ders çalışacam diye ağustos böceği keyfini bozan karıncayı bende sevmem:) Başka dedikodu varmı hemen anlatıyım size..
hı evet:..Ayrıca erkek yurdundun da telefon sapıklarımız olmadı deil..Ama herşey çok güzeldi mutfağında Kıbrıs'a özgü kahveler kaynatıp içtiğimiz,son gün koridorunda çümbüş yaptığımız,BBY 3 ve 4 sınıf olarak tanışıp iyice kaynaştığımız,yurt çok güzeldi gerçekten
Bizden temizlikçi ablalarda memnundu ya
Çok temiz kızlarmışız biz
Ve bir ay Türk filmi misali yaşadık orda Kıbrıs filmide olabilir dimi ama

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı